Müsilaj Krizi 5. Yılında: Marmara Havzası'nda Arıtma Yatırımları İvmelendi
Krizden Eylem Planına, Eylem Planından Yatırıma
2021 yılında Marmara Denizi'ni kaplayan müsilaj tabakası, Türkiye'nin atıksu altyapısı tartışmalarında bir dönüm noktası oldu. Beş yıl sonra Marmara Denizi Eylem Planı kapsamında alınan kararlar, sahada gözle görülür bir yatırım dalgasına dönüşmüş durumda. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın açıkladığı verilere göre havzadaki ileri biyolojik arıtma kapasitesi 2021'den bu yana yüzde 62 oranında arttı.
Sayılarla Marmara Havzası
Havzada yer alan yedi il (İstanbul, Kocaeli, Yalova, Bursa, Balıkesir, Tekirdağ, Çanakkale) ülke nüfusunun yaklaşık üçte birini barındırıyor ve sanayi üretiminin önemli bölümünü üstleniyor. Eylem planı öncesinde havzadan denize deşarj edilen evsel ve endüstriyel atıksuyun yalnızca yüzde 41'i ileri biyolojik arıtmadan geçiyordu. 2026 başı itibarıyla bu oran yüzde 67'ye ulaştı. Hedef, 2028 sonunda yüzde 95 bandına çıkmak.
Sıkılaştırılan Deşarj Kriterleri
Marmara'ya deşarj eden tesisler için 2022'de devreye giren yeni limitler, 2025 sonunda son kademeye geçti:
- Toplam azot: 10 mg/L
- Toplam fosfor: 1 mg/L
- Kimyasal oksijen ihtiyacı (KOİ): 100 mg/L
- Askıda katı madde: 30 mg/L
- 24 saat kompozit numune zorunluluğu
- Online izleme istasyonu ve Bakanlık merkezi sistemine veri akışı
Bu kriterler hem belediye atıksu tesisleri hem de organize sanayi bölgelerindeki müşterek arıtma tesisleri için geçerli. Sınırların altına inemeyen tesislere kademeli idari para cezaları ve faaliyet kısıtlamaları uygulanıyor.
Yatırımın Coğrafi Dağılımı
Havzadaki yatırımların önemli bölümü İstanbul'a yoğunlaşmış olsa da diğer iller hızla yakalama dönemine girdi. Son üç yılda devreye alınan veya inşaatı süren büyük tesisler:
- İstanbul Anadolu ve Avrupa yakasında altı ileri biyolojik arıtma projesi
- Kocaeli Körfezi çevresinde dört OSB müşterek arıtma yenilemesi
- Bursa Nilüfer havzasında iki yeni belediye tesisi
- Tekirdağ Çorlu-Çerkezköy hattında üç sanayi havzası tesisi
- Yalova ve Çanakkale'de küçük ölçekli paket arıtma projeleri
Toplam yatırım büyüklüğü 32 milyar TL'yi aşıyor. Bu rakamın yaklaşık yüzde 60'ı belediye, yüzde 40'ı sanayi kaynaklı tesislere ait.
Teknolojik Dönüşüm
Yatırımların önemli bir kısmı, mevcut tesislerin ileri arıtma sınıfına yükseltilmesi şeklinde gerçekleşiyor. Sektörde öne çıkan teknolojik tercihler:
- Membran biyoreaktör (MBR) sistemleri
- Anaerobik amonyum oksidasyonu (Anammox) bazlı azot giderimi
- Kimyasal fosfor giderim hatları
- UV ve ozon dezenfeksiyon kademeleri
- Biyogaz geri kazanım üniteleri ile enerji geri dönüşü
Özellikle MBR uygulamalarında son üç yılda kapasite tabanlı kurulum hacmi yaklaşık üç kat arttı. Membran ekipmanı ithalat bağımlılığının azaltılması için TÜBİTAK destekli yerli üretim projeleri devam ediyor.
Finansman ve Yetersizlik Tartışması
Eylem Planı'nın beşinci yılında en çok tartışılan başlık finansman. Belediyeler, ileri arıtmanın yüksek işletme maliyetleri konusunda merkezi destek talep ediyor. Hâlihazırda Çevre Bakanlığı bütçesinden yıllık yaklaşık 6 milyar TL'lik destek paketi sağlanıyor; ancak yedi ilin toplam ihtiyacı bu rakamın iki katı olarak değerlendiriliyor.
Müsilaj Geri Dönecek mi?
Bilim insanları, deşarj kriterlerindeki iyileşmeye rağmen Marmara Denizi'nin oksijen seviyelerinin hâlâ kritik bantta seyrettiğini vurguluyor. Sıcaklık artışı, akıntı dinamikleri ve nehir girdileri kombinasyonu, müsilajın yeniden ortaya çıkma riskini gündemde tutuyor. Arıtma yatırımları gerekli ancak tek başına yeterli değil; havza yönetimi, balıkçılık baskısı ve karbon nötrleşme hedefleriyle bütünleşik bir strateji gerektiği vurgulanıyor.
Sektör İçin Sonuç
Marmara havzasındaki dönüşüm, Türkiye genelinde benzer havza tabanlı eylem planları için referans oluşturuyor. Ege ve Akdeniz kıyılarında benzer programların 2027'den itibaren kademeli olarak devreye alınması bekleniyor. Sektör için bu durum, önümüzdeki beş yılda sürekli ve öngörülebilir bir talep zemini anlamına geliyor.